KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ

KSÜ’de, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kapsamında ‘İnsan Hakları Çerçevesinde Kadın Erkek Eşitliğinin Önemi’ Konulu Konferans Düzenlendi-10.03.2020

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Rektörlüğü ve Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KSÜKAM) işbirliğiyle 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında ‘İnsan Hakları Çerçevesinde Kadın Erkek Eşitliğinin Önemi’ konulu konferans düzenlendi.

KSÜ Cahit Zarifoğlu Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can yaptı.

Kültürümüzün ve inancımızın kadına verdiği öneme vurgu yapan Rektör Can, kadının hayatın her alanında üstlendiği rollerle toplumun ilerlemesine sunduğu önemli katkılara dikkat çekti.

Kadının hayatın her alanında eşit bir biçimde yer almasının toplumun gelişimi ve kalkınmasında önemli bir etkiye sahip olduğunun altını çizen Rektör Can, bütün kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlandı.

KSÜKAM Müdürü Doç. Dr. Yekta Gezginç de kısa bir selamlama konuşması yaparak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine ilişkin bilgiler verdi.

Açılış konuşmalarının ardından ‘Toplumsal Cinsiyet’ başlıklı video gösterimi gerçekleştirildi.

Video gösteriminin ardından KSÜKAM Yönetim Kurulu Üyesi, KSÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güldemin Darbaş, ‘İnsan Hakları Çerçevesinde Kadın Erkek Eşitliğinin Önemi’ başlıklı konferans sunumunu gerçekleştirdi.

Eski çağlardan günümüze kadının toplumsal statüsüne ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Prof. Dr. Güldemin Darbaş, “Cinsiyet farklılıkları kadın ve erkek kelimelerinin kapsamı içinde biyolojik farklılıklar ile belirlenmiş olsa da ‘toplumsal cinsiyet’ algısı insanın bu farklı iki cins için kültürel görüşler, inanç sistemleri, beklentiler gibi bir dizi parametre çerçevesi içinde toplum tarafından belirlenmiş rollerle tanımlanır. Toplum tarafından kadına ve erkeğe atfedilmiş bu kalıp yükler, özellikle kadınlar erkeklere göre daha ‘aşağı’ görüldüklerinden, onlar üzerinde ezici ve baskıcı bir unsur oluşturur. Cinsiyet ayrımcılığı toplumdan topluma, dönemden döneme ufak tefek farklılıklar gösterse de insanın yerleşik döneme geçtiği tarım devriminden bu yana çok az değişiklikle kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.” diye konuştu.

‘Kadınların insan hakları’ için ortaya koyulan “feminist” hareketlere ilişkin bilgileri paylaşan Darbaş, “Feminizm, temelde cinsiyet ayrımcılığını yok sayar ve insanın doğal haklar çerçevesinde kadınların da erkekler kadar hak sahibi ve eşit bir hayat sürmelerini bekler. Bu bağlamda kadınlar eğitim hakkı, oy hakkı, mülkiyet hakkı, velayet hakkı, kendi bedenleriyle ilgili karar verme hakkı gibi bir dizi hakların talebi için sistemli bir şekilde 19. ve 20. yüzyıl boyunca harekete geçtiler. Özellikle 1. Dünya Savaşı'ndan sonra oy kullanma haklarını büyük ölçüde elde ettiler. Ancak 21. yüzyılı yaşadığımız şu günlere gelindiğinde yasalarla verilmiş "kadının insan haklarının" pratikte hala yer bulamadığı ortadadır. Birleşmiş Milletler kalkınma programının her yıl yayımladığı ‘insani gelişme endeksi’ kadın ve erkek için eğitim, gelir düzeyi ve mülk edinme durumları dikkate alınarak değerlendirildiğinde kadınların hala erkeklerle eşit düzeyde olmadıkları anlaşılmaktadır. Bugün kadınlar hala çocuklarla beraber toplumun en dezavantajlı kesimini oluşturmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Konferans sunumunun ardından Rektör Prof. Dr. Niyazi Can ve KSÜKAM Müdürü Doç. Dr. Yekta Gezginç tarafından Prof. Dr. Güldemin Darbaş’a hediye ve teşekkür belgesi takdim edildi.