Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Tıp Fakültesinde 2026-2027 Akademik Öğretim Yılında öğrenim görmeye başlayan birinci sınıf öğrencileri için Beyaz Önlük Giyme Töreni düzenlendi.
Yunus Emre Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen törene KSÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Ethem Taş, Prof. Dr. Mehmet Ünsal ve Prof. Dr. Ejder Berk, Genel Sekreter Prof. Dr. Fatih Tiyek, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hafize Öksüz, KSÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Selçuk Nazik, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende açılış konuşmasını Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hafize Öksüz yaptı.
Beyaz Önlük, insan Sevgisini ve Hekimliğin Sorumluluğunu Simgeliyor
Beyaz önlüğün sorumluluğun, güvenin, insan hayatına duyulan saygının ve hekimliğin simgesi olduğunu belirten Prof. Dr. Öksüz, öğrencileri zorlu ancak anlamlı bir eğitim ve meslek hayatının beklediğini ifade etti. Hekimliğin yalnızca bilgi birikiminden ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Öksüz, insan hayatına dokunmanın ve hastayla doğru iletişim kurmanın mesleğin önemli unsurları arasında bulunduğunu söyledi.
Fakültede yürütülen akreditasyon çalışmalarıyla öğrencileri geleceğin hekimliğine hazırlamaya yönelik gayretlerin sürdürüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Öksüz, öğrencilerin görüşlerinin de eğitim süreçlerine yansıtıldığını belirtti.
Öğrencilere merak duygularını kaybetmemeleri ve hayat boyu öğrenmeyi sürdürmeleri çağrısında bulunan Prof. Dr. Öksüz, yapay zekâ ve teknolojik gelişmelerin sağlık alanında önemli değişimler meydana getirdiğini ancak hekimliğin temelinde insanla kurulan güven ilişkisinin bulunduğunu ifade etti.
Öğrencilerin bilimsel düşünen, hastasını dinleyen, ekip çalışmasını önceleyen, etik değerlere bağlı ve kanıta dayalı hekimler olarak yetişmelerinin en önemli hedefleri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Öksüz, "Sorumluluk; mesleğinize, bilime ve insanlığa karşı sorumluluktur. İnsan sevgisi en büyük önceliğimiz olsun. Beyaz önlüğünüz hiç lekelenmesin." dedi.
Programda konuşan KSÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş da genç tıbbiyelileri ve ailelerini tebrik ederek, öğrencilerin uzun ve disiplinli bir çalışma sürecinin ardından tıp fakültesinde eğitim almaya hak kazandıklarını söyledi.
KSÜ Tıp Fakültesinin güçlü akademik kadrosuna ve Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin bölge açısından önemine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Okumuş, öğrencilerin altı yıllık eğitim süreçlerinde mesleki bilgi ve becerilerinin yanı sıra geleceğin teknolojilerine de hazırlanmalarının önem taşıdığını belirtti.
Öğrencilerin özellikle yabancı dil öğrenmeleri, uluslararası bilimsel kaynakları takip etmeleri ve teknolojik gelişmelere uyum sağlamaları gerektiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Okumuş, yapay zekânın sağlık alanında giderek daha fazla kullanılacağını ve doğru kullanıldığında sağlık hizmetlerinin verimliliğine katkı sağlayacağını kaydetti.
Geleceğin Hekimleri Teknolojiye de Hazırlanacak
Rektör Prof. Dr. Okumuş, "Bundan altı yıl sonra sağlık alanında nelerin değişeceğini bugünden tam olarak öngörmek mümkün değil. Ancak sizler alanınıza hâkim birer hekim olarak yenilikleri takip edecek, bu yenilikleri milletimizin hizmetine sunacak ve insanımızın sağlığı için kutsal olan hekimlik mesleğini en iyi şekilde icra edeceksiniz." dedi.
Programın devamında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Arif Hüdai Köken tarafından "Hekim Olmak: Tarihten Gelen Miras, Geleceğe Taşınan Sorumluluk" başlıklı konferans gerçekleştirildi.
KSÜ Tıp Fakültesinin kuruluşunun 30. yılında öğrencilerle bir arada bulunmanın kendisi için anlamlı olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Dr. Öğr. Üyesi Köken, "Tarih okumak, daha ileriye sıçramak için geriye doğru gerilmektir." ifadelerini kullandı.
Tıp Tarihinden Geleceğin Hekimlerine Uzanan Sorumluluk
Konuşmasında tıbbi bilginin tarihsel gelişimini farklı dönemler üzerinden ele alan Köken, Antik Mısır'da adı bilinen en eski hekimlerden Hesy-Ra ve İmotep’ten başlayarak Hipokrat, Galen, İbn-i Sina ve Zehravi gibi tıp tarihine yön veren isimlerin çalışmalarından söz etti. Hesy-Ra'nın MÖ 3. binyılda yaşamış ve hekimlik unvanıyla bilinen en eski isimlerden biri olduğunu belirtti.
Hipokrat'ın tıp tarihinde bıraktığı mirasa da değinen Köken, hekimlik mesleğinin temelinde hastaya zarar vermeme, insan hayatına saygı ve etik sorumluluk anlayışının bulunduğunu vurguladı.
İslam dünyasında tıp biliminin gelişimine de değinen Köken, Tıbbın kralı İbn-i Sina ve Endülüs’te Zehravi'nin çalışmalarının tıp tarihindeki önemine dikkat çekti. Anadolu'daki şifa merkezlerinden Bergama Asklepionu ile Kayseri'deki Gevher Nesibe Darüşşifası hakkında da bilgi veren Köken, Anadolu'nun sağlık ve tıp eğitimi tarihinde önemli bir birikime sahip olduğunu ifade etti.
Osmanlı dönemindeki tıp uygulamalarına da değinen Köken, Şerafeddin Sabuncuoğlu'nun cerrahi alanındaki çalışmalarının yanı sıra çiçek hastalığına karşı uygulanan variolasyon yönteminin Osmanlı coğrafyasından Avrupa'ya aktarılmasına ve Emanuel Timonius'un 1714 yılında yaptığı çalışmaların önemine değindi.
Köken, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçte tıp eğitimi, aşı çalışmaları, radyoloji ve modern tıp uygulamalarındaki gelişmeleri de öğrencilerle paylaştı. Osmanlı döneminde röntgen teknolojisinin kullanımına, savaş yıllarında tıbbiyelilerin üstlendiği görevlere ve Cumhuriyet döneminde Türk tıbbının gelişimine ilişkin örnekler verdi.
Türk tıp tarihinin önemli isimlerinden Prof. Dr. Hulusi Behçet'in çalışmalarına da değinen Köken, hastalığa adını veren bilim insanının dünya tıp literatüründeki yerini anlattı. Kahramanmaraş’lı Cerrah Dr. Kemal Beyazıt'ın 22 Kasım 1968'de Türkiye'nin ilk kalp naklini gerçekleştiren ekipteki rolüne de değinen Köken, bu başarının Türk tıp tarihi açısından önemini vurguladı.
Konuşmasının son bölümünde 2015 Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar'ın bilim insanlarına yönelik başarı tavsiyelerini öğrencilerle paylaşan Köken, genç hekim adaylarına meslek hayatlarında bilimsel meraklarını korumaları, çok çalışmaları ve insan hayatına duydukları saygıyı hiçbir zaman kaybetmemeleri tavsiyesinde bulundu.
Konferansın ardından Rektör Prof. Dr. İbrahim Taner Okumuş tarafından Dr. Öğr. Üyesi Arif Hüdai Köken'e plaket takdim edildi.
Birinci Sınıf Öğrencileri Beyaz Önlüklerini Giydi
Program, Tıp Fakültesi Dönem 1 öğrencilerinin Beyaz Önlük Giyme Töreni ile devam etti. Bilgi, sorumluluk, vicdan ve insan sevgisinin simgesi olan beyaz önlükleri giymek üzere sahneye tek tek davet edilen öğrencilere, protokol üyeleri ve akademisyenler tarafından beyaz önlükleri giydirildi.
Tören, öğrenciler, akademisyenler ve ailelerin katılımıyla gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.